Kutuplardaki devasa buzları aşarak 4.000 metre derinliğe inmesi planlanan yeni bir denizaltı iletişim hattı, tarihte bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. 25 Mayıs 2026 tarihinde yapılan açıklamalara göre, Avrupa ile Asya arasındaki veri akışının %90’ını sağlayan Kızıldeniz güzergahında son iki yılda füze saldırıları ve gemi çarpışmaları nedeniyle en az 7 büyük kablo kopması yaşandı. Son olarak Eylül 2025’te, ticari bir geminin Bab el-Mandeb Boğazı’nda dört ana hattı birden parçalaması ile Basra Körfezi’ndeki askeri gerilimler, altyapı güvenliğini tehdit eder hale geldi.
Bu jeopolitik krizler nedeniyle geliştirilen 2 milyar euro bütçeli Arktik denizaltı hattı, İskandinavya’yı doğrudan Asya’ya bağlayarak veri egemenliğini güvence altına almayı amaçlıyor. Projenin 2030 yılına kadar tam kapasiteyle faaliyete geçmesi hedefleniyor.
4.000 METRE DERİNLİKTEKİ ZORLU ŞARTLAR
Kuzey Kutbu üzerinden geçecek olan Polar Connect hattı, daha önce hiçbir küresel altyapı projesinin karşılaşmadığı ekstrem doğal zorluklarla mücadele etmek zorunda kalacak. Sığ sularda devasa deniz buzlarıyla ilerleyerek ilerleyen kablo, aynı zamanda buzdağlarıyla çarpma riskiyle de karşı karşıya. Arktik sularında daha önce yapılan kablo denemeleri yüksek risk barındırıyor. Örneğin Alaska kıyısında bulunan Quintillion hattı, Haziran 2023 ve Ocak 2025’te yaşanan iki büyük buz kırma kazası nedeniyle 8 ay boyunca devre dışı kalmıştı.
Bu tür çöküşleri engellemek için Avrupa’nın tıp ve teknoloji konsorsiyumu, kabloyu 4.000 metre derinliğe kadar gömebilecek özel Arktik zırhlı mekanizmaları ve kutup iklimine uyumlu yeni nesil onarım gemilerini devreye alıyor.
KUTUP ROTASIYLA HIZ REKORU
Mevcut Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz rotası, 1990’lı yıllardan itibaren denizcilik hatları izlenerek döşendiği için dünya genelindeki internetin ana omurgasını oluşturuyordu. Ancak, bölgedeki istikrarsızlığın sürekli hale gelmesi, bankacılık işlemlerinden askeri haberleşmelere kadar tüm dijital ağları siber ve fiziksel kopma riskiyle karşı karşıya bıraktı.
Polar Connect, Norveç ve İzlanda gibi Avrupa müttefik ülkelerin kontrolündeki uluslararası sulardan geçerek veri güvenliğini maksimum seviyeye çıkaracak. Ayrıca, Kuzey Kutbu üzerinden geçen geometrik yolun Süveyş güzergahından çok daha kısa olması, Kuzey Avrupa ile Doğu Asya arasındaki veri iletim hızını en düşük seviyeye indirecek. Bu proje, hem teknolojik bir atılım hem de uluslararası işbirliğinin önemli bir örneği olarak tarihe geçecek.
