Türkiye’nin güvenli liman olma hedefi, iş dünyasının talepleriyle şekilleniyor. Ankara Ticaret Odası’nın Nisan ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan Gürsel Baran, global belirsizliklerin artık günümüzün yeni normu haline geldiğine dikkat çekti. Orta Doğu’daki jeopolitik gerginliklerin ve Hürmüz Boğazı’ndaki sıkışıklığın dünya genelinde enflasyonu tetiklediğini ifade eden Baran, Türkiye’nin “Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” ile bu karamsar ortamda olumlu bir ayrışma sağladığını belirtti.
İhracatçılara yönelik radikal vergi indirimleri, programın en dikkat çekici unsurları arasında yer alıyor. Baran, imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a düşürüleceğini, yüksek katma değerli hizmetlerde ise kazanç istisnasının yüzde 100’e çıkarılacağını açıkladı. Ayrıca, İstanbul Finans Merkezi’ne taşınacak bölgesel merkezler için 20 yıl boyunca tam muafiyet sunulacağını, farklı noktalara taşınanlar içinse yüzde 95 oranında vergi istisnası uygulanacağını belirtti.
Yatırım süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi amacıyla hayata geçirilecek “Tek Durak Büro” uygulamasının desteklendiğini vurgulayan Baran, yatırımcıların en büyük beklentisinin bürokrasinin azaltılması olduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra, genç girişimciler için sağlanan dijital şirket ve finansman desteklerinin tarihi bir fırsat sunduğunu da ekledi.
Baran, KOBİ’lerin vergi yükünü hafifletmek amacıyla İrlanda modelini gündeme getirdi. Karmaşık vergi sisteminin adaletsizliğe yol açtığına dikkat çeken ATO Başkanı, yedi farklı vergi oranının yerine, yüzde 15 tek oranda sabitlenmesi gerektiğini savundu. Bu önerinin, işletmelerin öz kaynaklarını güçlendireceğini ve kayıt dışı ekonomiyi önleyeceğini belirtti. Türkiye’nin güvenli liman olma yolunda iş dünyası için bu taleplerin hayati önem taşıdığı vurgulandı.