Filistinli Prof. Dr. Sami Al-Arian, Gazze Mahkemesi’nin dünya vicdanını temsil etmesinin önemli olduğunu belirtti. Filistin meselesinin hukuki, siyasi, tarihi, ahlaki ve insani boyutlarıyla ele alındığını vurgulayan Al-Arian, Siyonist ideolojiyle yaşamanın mümkün olmadığını açıkça gördüğünü ifade etti. Gazze’deki uygulamaların Siyonist zihniyetin bir sonucu olduğunu söyleyen Al-Arian, Siyonizmin Filistin halkını topraklarından söküp atarak mutlak egemenlik kurmayı amaçladığını belirtti.
BM En Az Gelişmiş Ülkeler Akademik Konseyi Üyesi Hilal Elver, yaptığı açıklamada, Filistin’deki soykırımın kök nedenlerini, savaş suçlarını ve uluslararası hukuk mekanizmalarının yetersiz kaldığı alanları ele aldıklarını belirtti. Elver, Gazze’deki ateşkese rağmen saldırıların her an yeniden başlayabileceğine dikkat çekerek, mahkemenin amacının Gazze’de yaşananları unutulmamasını sağlamak ve uluslararası kamuoyuna hesap verebilirlik bilinci kazandırmak olduğunu söyledi.
Birleşmiş Milletler Konut Hakkı Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal, Tel Aviv yönetiminin Gazze’deki altyapıyı yok ederek yaşam alanlarını tahrip ettiğini açıkladı. Evlerin ve yaşam alanlarının yok edilmesinin psikolojik ve kültürel etkilere yol açtığını belirten Rajagopal, bu durumu “kentsel bir soykırım” olarak nitelendirdi. Gazze Mahkemesi’nin sona ereceği gün nihai kararını açıklayacak.